Madeni Yağlar

Hareket eden metallerin arasında bir film oluşturarak hareketi kolaylaştıran,sürtünmeyi , korozyonu önleyen ve ham petrolün rafinasyonu sonucu elde edilen  maddelere baz yağ denir, kimyasal katkı maddesi ilavesi yapılarak fiziksel ve kimyasal dayanımı zenginleştirilen ürünlere ise madeni yağ denir.


Madeni yağların petrol kökenli doğal kaynaklardan elde edilmiş olanlarına Mineral Yağlar, laboratuvar ortamında hidrokarbon bağları zenginleştirilerek daha mukavemetli hale getirilen yağlara ise Sentetik Yağlar denir.Sentetik yağlar mineral yağlara göre daha uzun servis ömrün sahip olmaları sebebi ile genellikle daha ekonomiktirler.


Endüstriyel  madeni yağlar  genel endüstriyel yağlar ve özel yağlar olarak ele alınırlar, genel endüstriyel yağlar  mekanik  şartların görece düşük olduğu operasyonlar için kullanılır. Mekanik ve çevresel koşulların(yüksek sıcaklık, yüksek devir, yüksek basınç v.s.) sınırı değerlere ulaştığı uygulamalar için özel yağlar kullanmak daha doğru ve daha ekonomiktir.   

Dünyada birçok enstitü gıda, şişeleme ve ilaç üretim sanayinde kullanılan yağlayıcıları sınıflandırmak ve yasal belirlemeler yapmak amacıyla çeşitli çalışmalar sürdürmektedir. Almanya'da LMBG, (madde 30 ve 31'de geçen gıda ve başlıca tüketim maddeleri için) gıda maddeleri üretiminde ürünle temas riskinin kabul edilmeyeceği yağlayıcıları uygulamalı olarak tanımlamıştır.

 

Uluslararası pazarlarda USDA (United States Department of Agriculture) ve FDA (Food and Drug Administration) 'nın belirlediği "Food Grade" yağlayıcıların listeleri geçerli kabul edilir ve uygulanır. USDA-H1 listesi, teknik olarak gıda maddesiyle temas riskinin önlenemediği uygulama noktalarında kullanabilen yağlayıcıları belirlediği gibi ilaç sanayinde de benzer uygulamalar için kurallar getirir. Diğer bütün toksinsiz endüstriyel yağlayıcılar ise USDA-H2 listesinde yer alır. Kurşun ve benzeri ağır metaller içeren yağlayıcılar negatif listede belirtilir ve yukarıda adı geçen H1 ve H2 listelerinde yer almaz.

 

Özel şartları bir yana bırakılırsa, "Food Grade" yağlayıcılar, diğer yüksek performanslı yağlayıcıların özelliklerinin (aşınmayı önleme, sürtünmeyi azalma, korozyona koruyuculuk, sızdırmazlık gibi) yanısıra sıcak ve soğuk suya, buhara, temizlik maddelerine ve detarjanlara karşı da daha dayanıklı olmak zorundadır. Bu şartlardan herhangi birini yerine getirmeyen yağlayıcı maddenin "Food Grade" özelliğinden bahsedilemez. Önemli olan bir diğer nokta ise; yağlayıcıların kullanıldığı makinaların teknik gereksinimlerine, servis ömrüne ve ekipmanlarına uygun olması gerekliliğidir.

Yatakların servis süreleri özellikle karma sürtünme alanlarındaki çalışma performanaslarıyla sınırlıdır ve çalışma şartlarına bağlı olarak yatakların ömürleri teorik olarak 20.000 ile 50.000 saat arasındadır. Kaymalı yatakların servis süreleri ise ideal şartlar altında ve hidrodinamik yağlama yapıldığında sınırsızdır. 

Karma sürtünme alanlarında ve aşırı yük altında çalışan yataklarda aşınmalar olur.

Aşınmaların başlıca nedenlerini aşaağıdaki gibi sıralayabiliriz;

Aşırı yük
Şok yükler
Vibrasyon
Çok düşük kayma hızı
Sıcaklık farklılıkların yüksek olması
Dur-kalk çalışma
Kısmi dönme 

Rulmanlı yataklarda temel aşınma karakteristiği bilyanın üzerinde döndüğü elemanın, yuvanın ve kafesindeki yüzey hasarı (pitting ve pul pul dökülme) olarak gözle görülür. Kaymalı yataklarda aşınma karakteristiğinin prensibi yıpranmadır.

Bütün bu aşınma tipleri, yatak hasarlarını hızlandırdığı gibi bu yataklara bağlı makina elemanlarının performansını da önemli ölçüde etkiler. Bu da yüksek tamir-bakım maliyetlerine ve üretim kayıplarına neden olur

Biodegradable özellikli yağlayıcılar, bir yağlayıcının temel görevi olan sürtünme, aşınma, oksidasyon ve korozyona karşı koruma görevinin yanında doğaya karıştıkları zaman bünyelerinin minimum %70'inden fazlasını 24 saat içinde içerdiği mikro-organizmalar yardımıyla kendi kendine parçalayarak yok edebilme özelliğine sahip yağlayıcı maddelerdir. 

70'li yılların sonunda, tonlarca mineral veya sentetik bazlı zincir yağının, ağaç ve kereste kesen zincir tahrikli testerelerin ormanlara kirletmesinden dolayı ilk biodegradable özellikli yağlayıcılar (bitkisel yağlar, poliglikoller) bu tip testerelerin zincirlerinde denendi. Ancak, kozla tohumu, ayçiçek ve diğer bitkisel bazlı yağlayıcıların kullanılması testere ağızlarında aşınmalara ve zincirlerde sakızlaşmaya neden olmuştur.

Bir sonraki biodegradable özellikli yağlayıcı jenerasyonu hidrolik yağlardır. Kozla tohumları ve daha sonra poliglikol bazlı yağlarla yapılan ilk denemelerde yüksek çalışma sıcaklıklarında yağlayıcının hızla yaşlanmasıyla beraber çok iyi bilinen problemler ve hidrolik stabilitenin yetersizli görülmüştür. 

Biodegradable özellikli yağlayıcılarda bir sonraki adım bitkisel hammadde bazlı sentetik ester yağlarıdır. Yapılan uygulamalarda, bu grup ürünlerin içerdiği katkı paketi, yüksek çalışma sıcaklıklarında oksidasyona karşı çok iyi sonuç vermiştir. Günümüzde bu tip esterler yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla beraber, yüksek yağ sıcaklığı, oksijen ve diğer çevresel etkilerin neden olduğu hidrolik stabilite ve yağın yaşlanmasından dolayı viskozitenin artması problemlerine çözümler hala aranmaktadır.

Petro-kimyasal hammadde bazlı sentetik esterler, yüksek termal ve oksidasyon stabilitesine sahip ve en iyi temel niteliklere sahip yağlayıcılar olmakla beraber kolaylıkla doğada kendi kendileri yok edebilen ürünlerdir. Ester bazlı yağların kendilerine özgü özellikleri ve içerdiği etkili katkılardan dolayı biodegradable özellikli yağlayıcılar bugünkü halleriyle gerçek anlamda "Yüksek Performaslı Yağlayıcılar" sınıfına girmeyi hak etmektedirler.

Biodegradable özellikli yağlayıcılara sahip ürünlerin tipik özellikleri;

• İyi ve süratli bir şekilde kendini yok etme
• Düşük sürtünme katsayısı
• Aşınmaya karşı çok yüksek koruma
• Yüksek termal stabilite
• Yavaş polimerizasyon (termal yükler ve oksidasyon etkisi altında viskozitenin artması)
• Metal ve A-metal malzemelerde yüksek korozyon koruyuculuk
• Sızıdrmazlık elemanlarına karşı uyumluluk 

Zincirler güç aktarımında veya malzeme transferinde kullanılan kayma ve dönme hareketlerini birlikte yapan, çoğu kez çok zor şartlar altında çalışan ve sık sık agresif çevre şartları altında çalışan sistemlerdir. Bundan dolayı, zincirlerin uzun ömürlü çalışabilmesi için çok titiz ve dikkatli bir bakım şarttır.

Zincir sistemlerindeki en önemli problem baklalarındaki aşınmadır. Bu aşınmanın temel nedeni içteki (pinlerin) ve dıştaki elemanların (bağlantı plakalarının) yıpranmasıdır. Çok düşük veya yüksek kayma hızları ve sürtünme yüzeylerindeki karma hareketler zincir hasarlarına ve kopmalarına neden olur. Zincir sistemlerdeki aşınmanın ilk belirtisi zincirin uzaması ve zincirin dişli çarkı üzerine bıraktığı aşınma izleridir.

Yüksek sıcaklık, aşırı ve/veya şok yükler, vibrasyon, toz, nem veya agresif medyaların bulunduğu atmosferik çevre, yanlış yağlayıcı ve/veya yetersiz yağlayıcı kullanımı, aşırı yağlama da erken aşınmaya neden olan diğer önemli faktörlerdir.

Zincir sistemler genellikle tek noktadan yağla yağlanır. Yüksek çalışma sıcaklıklarında ve agresif medyaların bulunduğu atmosferik ortamlarda özel yağlayıcılar kullanılmalıdır. Kullanılan zincir yağlayıcısı korozyona karşı korumayı, kontrollü buharlaşma sağlayarak karbonize olmuş artık madde bırakmadan emniyetli yağlamayı garanti altına almalıdır.



Zincir sistemler sanayinin her alanında farklı fonksiyonları yerine getirmekle beraber en yaygın uygulama şekli aktarma ve taşıma amaçlı olanlardır. Bu uygulamaların ana başlıklarını şöyle sıralayabiliriz:

• Otomotiv Sanayi
Boya Hatları     
Kurutma Fırınları    
E-Kaplama 

• Tekstil Sanayi    
Ramöz Zincirleri

• Teneke Kutu Üretimi     
Kaplama Fırınları    
Litho-Pin Fırınları

• Gıda Sanayi     
Pişirme Fırınları

• Film Çekme/Germe Makinaları

• Fiberglas ve Cam Elyafı İşleme Fırınları

• Jips Fırın Zincirleri

Açık dişli sistemler farkli sanayiler ve çok degisik ebatlarda (saatler, degirmenler ) yaygin olarak kullanilan güç ileten sistemlerdir. Açik disli sistemlerin dogru yaglama yapilmasi için açik disli sistemleri, sistemin çalisma düzeyine göre iki gruba ayrilir. Bu gruplar; 

1. Yatay Düzlemde Çalısanlar : 

Kremayer disliyle aralikli güç iletimi saglayan sistemlerdir. Madencilikte kullanilan kablolu tromel, ekskavatör, dragline ve küreyiciler bu tip açik disli sistemlere örnek verilebilir. 

 

 

 

 



2. Dikey Düzlemde Çalısanlar : 


Genellikle bir pinyon ve fener (çevre) disli çiftinden olusan, sürekli güç iletimi saglayan sistemlerdir. Çimento ve maden sanayinde kullanilan döner firinlar, degirmenler, debarkers ve kauçuk degirmenleri bu tip açik disli sistemlere örnek verilebilir.Uygun yaglayici (yag veya gres) seçilmesinde ilk asama söz konusu açik disli sistemin hangi düzlemde çalistigi çok önemlidir. Sözgelisi, yatay düzlemde çalisan bir sistemde kullanilacak yaglayicinin tutunma özelliginin dikey düzlemde çalisan bir sistemde kullanilacak yaglayici göre çok daha fazla olmalidir. Bundan dolayi, her iki gruba ait sistemlerin çalisma sartlarinin dikkate alinarak kullanilacak yaglayicinin tasimasi gereken özellikler asagidaki tabloda listelenmistir.

 

 

 


Yatay Düzlemde Çalışan Açık Dişli Sistemler Dikey Düzlemde Çalışan Açık Dişli Sistemler
Asfalt ve ağır metaller içermemeli

Püskürtülebilmeli

Solvent içermemeli  (SF-Sovent Free)

Yağlayıcı film tabakasının aşırı yükler ve çok düşük çalışma hızları altında özelliğini kaybetmemeli; Baz yağ viskozitesi yüksek olmalı

Yağlayıcı film tabakasının makaslamayı ve sürtünme yüzeylerini azaltma

Açık hava şartlarından etkilenmemeli(Toz, nem, yağmur, kar gibi)

Aşırı yükler altında dişli yüzeyler arasına sıkışıp dışarı akmamalı 
Asfalt ve ağır metaller içermemeli

Püskürtülebilmeli

Solvent içermemeli  (SF-Solvent Free)

Yağlayıcı film tabakasının aşırı yükler ve    çok düşük çalışma hızları altında    özelliğini kaybetmemeli; Baz yağ   viskozitesi yüksek olmalı

Baz yağ viskozitesi yüksek olmalı

Şok yükler altında yapısı parçalanmamalı

Sürtünme yüzeylerindeki yabancı  partikülleri temizlemeli

Sürtünme yüzeylerindeki yabancı    partikülleri temizlemeli

Dişli yüzeylerinde fatura oluşumunu    önlemeli

Kullanıldıktan sonra artık yağlayıcı kolay    yok edilebilmeli

 

 


Açık dişli sistemler, ister yatay ister dikey düzlemde çalışsın geneelde üretimi doğrudan etkileyen sistemler olduğundan uygun yağlayıcı seçimi ve doğru miktarda yağlayıcı kullanımı çok önemlidir. Aşağıdaki tabloda, açık dişli sistemlerde oluşan hasarların kaynağı ve nedenlerini verilmiştir.

 



Hasarın Kaynağı % Hasarın Nedeni %
Yağlayıcılar ve Püskürtme Sistemi 40 Yetersiz yağlayıcı 10
Yetersiz yağlama 10
Püskürtme sistemi arızaları 20
İşletme 10 Hatalı ayar / Ayarsızlık 5
Vibrasyon 5
Dişli Dizaynı 6 Malzeme kalitesi 1
Makine hataları 1
Isıl işlemler 1
Malzeme sertliği 3
Çalışma Şartları ve Mekanik Problemler   Aşındırıcı parçaların dişli sistemine girmesi 30
Bakımda yapılan hatalı ayralar 9
Fener-pinyon yataklarında oluşan aşınma 2
Diğer nedenler(Temel, yatak değişimi, vb.) 3

 

 


Açık dişli sistemlerde yağlamanın nedenle önemli olduğu ve doğrudan veya dolaylı olarak nelere etkilediği tablodan da kolayca görülmektedir.

Optimol®/Tribol®/Molub-Alloy® yüksek performanslı yağ ve gresleri açık dişli sistemlerinde maksimum koruma ve uzun ömürlü çalışma için en doğru seçimdir. Açık dişli sistem(ler)inizde uygun yağlayıcı tipi ve doğru viskoziteyi seçmek çok önemlidir. Bunun için üretici firmanın önerilerine kesinlikle uyulmalıdır. Sistemlerinizle ilgili tereddütleriniz varsa teknik departmanımızı aramaktan çekinmeyiniz

motor yada ana tahrik ünitesinden gelen hareketi şekillendirerek ileten organlardır, farklı malzemelerle cidarlanmış,  keçe ile sızdırmazlık sağlanmış farklı büyüklükte ve güçte sistemlerdir.


Açık dişli ünitelerinde olduğu gibi greslerle değil likit yağlarla yağlanırlar. Seçilecek yağın nevi sistemdeki basınç, yük, devir, sıcaklık gibi teknik koşullar çerçevesinde belirlenir.

Mineral yağlara oranla daha uzun servis ömrü ve sıcaklık dayanımına sahip olmaları sebebi ile son yıllarda seb-ntetik yağlar ( PAO , PG, PTFE v.s) yoğun olarak tercih edilirler.

 

Ancak mekanik ve çevresel şartların sınır değerlere ulaştığı durumlarda bu genelleme yapılmaksızın uzman yardımı alınmalıdır. Detaylı bilgi için tıklayınız.

 

Mekanik ve elektrikli aletlerde, kayma sürtünmesi yerine bir yuvarlanma sürtünmesi sağlayarak enerji kayıplarını azaltmak için yataklar ile muylular arasına yerleştirilen makina parçalarıdır. Rulman, semente edilerek su verilmiş ve iyice perdahlanmış çok sert çelik malzemeden yapılmış küçük silindir olup, bunlara bilyalı yatak da denir İki cismin birbiri üzerinde yuvarlanmasından meydana gelen enerji kayıpları, her iki cismin birbiri üzerinde kaymasından doğacak enerji kayıplarından çok daha azdır. Bu yüzden mekanik imalatta rulman denilen ve muylulara takılarak kayma sürtünmesini büyük ölçüde azaltıp, dönme sırasında muylular için hem destek, hem de kılavuz vazifesi gören aletler kullanılır. Bir rulman başlıca şu parçalardan meydana gelir.

 


 

1- Dış bilezik

2- İç bilezik

3- Kafes (çelik, pirinç, polyamid)

4- Yuvarlanma elemanları

 

 

Birçok istatistik çalışmada da belgelendiği üzere rulman arızalarının başlıca sebepleri yanlış ve yetersiz yağlama olarak ifade edilir, bu oran gelişmekte olan ülkelerde % 80 seviyelerindedir,

farklı rulman üreticilerinin sunum ve eğitimleri ;

 

Noria Field Test Yeni Yükleme.pdf

 

Rulman Bakımı.pdf

 

Rulman Eğitimi FAG.pdf

Copright 2013 KOÇERLER A. Ş.